Diğerkâm kelimesi dilimize hangi dilden geçmiştir ?

webmastering

Global Mod
Global Mod
Diğerkâm: Kelimenin Kökeni ve Toplumdaki Derin Yansımaları

Hepimizin zaman zaman hayatında, içsel bir huzur ve başkalarına fayda sağlama isteği hissettiği anlar olmuştur. Bir başkasına yardımcı olmak, onun yaşamını iyileştirmek, o anın kendisinde bir anlam yaratmak insan olmanın en değerli yanlarından biridir. İşte, bu anlamlı davranışı tanımlayan kelimelerden biri de “diğerkâm”dır. Peki, bu kelime dilimize nereden geçmiş, ne gibi bir tarihi mirası taşıyor ve bugün, toplumsal yaşamımızda nasıl bir rol oynuyor? Bu yazıyı yazarken derinlemesine düşünerek, konuyu sadece dilbilimsel bir bakış açısıyla değil, aynı zamanda toplum ve bireyler üzerindeki etkileriyle de ele almak istiyorum.

Birçok kelimenin ve kavramın kökeni, bilinçli olarak unutulmuş veya yanlış anlaşılmıştır. Diğerkâm kelimesi, günümüzde herkesin sıklıkla kullandığı, ancak çok az kişinin anlamını doğru bir şekilde kavrayabildiği kelimelerden biridir. Bu yazının amacı, sadece bu kelimenin kökenini incelemek değil, aynı zamanda bu kelimenin arkasındaki felsefi ve toplumsal etkileri tartışmaktır.

Diğerkâmın Dilimize Geçişi: Kökeni Nereye Dayanır?

Kelime olarak “diğerkâm”, Türkçeye Farsçadan geçmiş bir terimdir. Farsça’daki “diğer” kelimesi, başkalarını, farklı olanları ifade ederken, “kâm” kelimesi ise istek veya arzu anlamına gelir. Bu iki kelimenin birleşimiyle ortaya çıkan diğerkâm; başkalarına hizmet etmeyi, onların ihtiyaçlarına duyarlı olmayı ifade eder. Yani, “diğerkâm” kelimesi, kelime kökeni olarak aslında başkalarına yönelik bir istek veya başkalarına yardım etme arzusunu taşır. Bu kelimenin anlamı, basitçe “bencillikten uzak bir tavır” olarak da yorumlanabilir.

Diğer yandan, kelimenin tarihsel gelişimi, sadece Türkçe’de değil, dünya çapında bir kavram olarak evrimleşmiştir. Diğerkâmlık, aslında tarihin belirli dönemlerinde daha yaygın ve kıymetli bir değer olarak kabul edilmiştir. Özellikle İslam kültüründe ve Tasavvuf geleneğinde, diğerkâm olmak bir erdem olarak kabul edilir. Buddizm ve Hristiyanlık gibi diğer büyük dini öğretiler de benzer şekilde başkalarına yönelik duyarlı olmayı öğütler. Burada, diğerkâm olmanın sadece sosyal bir değer değil, aynı zamanda bireysel bir mutluluk ve manevi tatmin kaynağı olduğuna da dikkat çekmek gerekiyor.

Diğerkâm Kelimesinin Günümüzdeki Yansıması: Toplumsal Dönüşüm ve Bireysel Yansımalar

Bugün, "diğerkâm" kelimesi ne anlama geliyor? Toplumdaki bireylerin bu kelimeye ne kadar değer verdiğini düşündüğümüzde, karşımıza bir dizi ilginç soru çıkıyor. Modern dünyanın bireyselci yapısı ve kapitalist düzeni içinde, diğerkâm olmak, bir lüks gibi mi görülüyor? Bu soruyu sormadan önce, toplumların yapısal değişimini göz önünde bulundurmak gerekir.

Son yıllarda, özellikle Batı kültüründe bireyselcilik ön plana çıkmış ve bireylerin kendilerine odaklanmaları teşvik edilmiştir. “Kendine değer ver, önce senin ihtiyaçların” anlayışı geniş çapta yayılmışken, diğerkâm olmak, bazen bir feda, bazen de gerekli olmayan bir fedakarlık olarak algılanabiliyor. Ancak tam bu noktada, diğerkâm olmanın aslında toplumsal bağları güçlendiren bir değer olduğunu hatırlatmak gerekir.

Kadınlar ve erkekler arasında bu bakış açısının farklılıklar gösterdiği bir gerçektir. Erkeklerin genellikle daha stratejik ve çözüm odaklı bir yaklaşımı varken, kadınlar genellikle empatik ve toplumsal bağlar üzerine daha fazla odaklanırlar. Erkekler için diğerkâm olmak, çoğu zaman işlevsel bir yardım sunma çabası olarak görülürken, kadınlar için bu davranış bir bağ kurma ve duygusal iyileşme aracı olabilir. Erkekler, diğerkâm olmaktan ziyade, pratik çözümler sunarak yardımcı olmayı tercih ederken, kadınlar bu yardımlaşmayı duygusal bağ kurmak adına bir yol olarak görürler.

İlginç olan şu ki, günümüzün dijital toplumunda da yardımlaşma ve toplumsal sorumluluk anlamındaki “diğerkâm” değerlerinin büyük ölçüde kaybolduğu ya da yüzeyselleştiği gözlemleniyor. Dijital platformlarda insanlar birbirlerine yardım etmek için bazen daha görünür ve paylaşılabilir bir yardımda bulunma eğilimindedirler. Örneğin, sosyal medyada yapılan “yardım çağrıları” veya hayır işlerine dair paylaşımlar çoğu zaman bir toplumsal tanınma arzusu ile ilişkilendirilebilir. Bu, diğerkâmlık anlayışının gerçek bir empati ve bağ kurma amacından saptığını gösteriyor olabilir.

Diğerkâmlığın Geleceği: Toplum Nasıl Değişiyor?

Gelecekte diğerkâmlık, toplumun bu değişen yapısında nasıl şekillenecek? Toplumsal değerlerin değiştiği, hızla dönüşen bir dünyada diğerkâm olmak, daha ne kadar değerli bir özellik olarak kabul edilecek? İnsanlar, kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmeye devam ettikçe, başkalarına olan duyarlılık ne kadar varlık gösterecek?

Yüzyıllardır süregelen erdemli bir değer olan diğerkâmlık, bugünün hızlı, rekabetçi ve bireysel odaklı dünyasında ne kadar sürdürülebilir? Burada belki de önemli olan soru şu: Diğerkâmlık sadece bir erdem olarak kalacak mı, yoksa insanların içinde bir yaşam biçimi haline gelecek mi? Özellikle pandemi sonrası dönemde, sosyal yardımlaşma ve başkalarına duyarlı olma anlayışının daha fazla önem kazanacağına dair bazı işaretler var. Ancak yine de, teknoloji ve dijitalleşme ile birlikte insanların yüz yüze etkileşimleri azalacaksa, bu değer ne kadar korunabilecek?

Bir toplumun gerçek anlamda gelişebilmesi için, bireylerin birbirine değer vermesi ve yardımlaşma anlayışını benimsemesi gerekmiyor mu?

Ve son olarak, diğerkâm olmak bizim için sadece başkalarına yardım etmek mi yoksa kendi iç huzurumuzu bulmak için de bir araç mı?

Yorumlarınızı ve görüşlerinizi merakla bekliyorum!
 
Üst