Sözleşmeli er ve erbaş nedir ?

Can

New member
Sözleşmeli Er ve Erbaş: Bir Yolculuğun Başlangıcı

Hikayeye başlamadan önce, bir şeyin farkına varmanızı isterim. Sözleşmeli er ve erbaş olmak, sadece bir görev veya iş değil; bir yolculuk, bir kimlik kazanma süreci ve bazen de hayatı yeniden şekillendirme fırsatıdır. Bu yazıda, farklı bakış açılarıyla, birbirinden farklı hayatların kesiştiği bir hikaye anlatacağım. Umarım düşündürür, belki de yeni bir bakış açısı kazandırır.

Bir Karar Anı: Onur ve Sorumluluk

Ali, 25 yaşında genç bir adamdı. Hayatı boyunca hiçbir zaman devlete ait bir görevde yer almamış, ama küçük yaşlardan itibaren askerliği hep bir onur meselesi olarak görmüştü. Ailesi, onun başka bir yolda ilerlemesini istese de, Ali’nin içinde bir şeyler onu her zaman askerliğe çekiyordu. Bir gün, askeri birliklerin kapılarını açtığı bir ilana rastladı: Sözleşmeli Erbaş.

Hikayenin başında herkesin olduğu gibi, Ali’nin de aklında pek çok soru vardı. Neden sözleşmeli? Neden askerlik için belirli bir süre taahhüt verilmesi gerekiyor? Her şeyin önceden belirli olduğu, değişken olmayan bir sistemde hayatını devam ettirebilecekken, neden bu riske girmeliydi? Ancak bir anlık tereddütten sonra, kararını verdi ve başvuru yaptı. Bu, onun hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biriydi.

Ali, erken yaşlarda, daha önce hiç gözlemlerinin olmadığı askerî disiplin dünyasında kendini yeniden keşfetmeye başlıyordu. Zamanla disiplin, strateji ve kriz anlarında doğru kararlar almanın nasıl bir anlam taşıdığını öğreniyordu. Bu yolculuk sadece bir askerlik görevi değil, onun için bir kimlik kazanma süreciydi.

Bir Kadın Perspektifi: Destek, Empati ve Toplumsal Bağlantılar

Ali'nin kararı, annesi Zeynep için çok da kolay kabul edilen bir şey değildi. Kadınlar, özellikle geleneksel toplumlarda, genellikle aileyi, huzuru ve dayanışmayı ön planda tutarlar. Zeynep, oğlunun hayatını risk altına sokmak istemediğini düşünüyordu. Ancak Zeynep, Ali'nin bir erbaş olarak sözleşmeli hizmete başlamasının, ona kişisel olarak daha güçlü bir kimlik kazandırabileceğini de fark ediyordu. Bu sadece Ali için değil, aynı zamanda ona olan toplumsal sorumluluğunun da bir göstergesi olabilirdi.

Zeynep, oğluna olan empatik yaklaşımını her zaman sergileyerek, onun kararına destek oldu. Ancak, o da bir noktada Ali’nin sadece fiziksel değil, duygusal ve toplumsal yönlerini de göz önünde bulundurması gerektiğini düşündü. Kadınlar genellikle ilişkileri ve toplumsal bağları ön planda tutarlar. Zeynep, oğlunun askerlik sürecinde yaşadığı zorlukları ve bu sürecin aile üzerindeki etkilerini düşündükçe, destek olmanın sadece sözde değil, aynı zamanda onun yanında olmanın da önemli olduğunu kavradı.

Bu süreç, Zeynep için de farklı bir dönüm noktasıydı. Kendisi de bir anne olarak, oğlunun geleceği için endişeler taşırken, aslında oğlu için ne kadar değerli ve güçlü bir kaynak olduğunu fark etti. Bir insanın kimliği, bazen sadece kendi kararlarıyla değil, aynı zamanda sevdiklerinin bakış açısıyla da şekillenir.

Askerlik ve Strateji: Sözleşmeli Hizmetin Getirdikleri

Ali, sözleşmeli erbaş olarak eğitimlerini almaya başladı. O zamana kadar ordu hakkında duyduğu her şeyin teorik olduğunu düşündü. Ancak, gerçek dünyada işler farklıydı. Süreli hizmet, ona sadece askerî bilgi ve beceriler kazandırmakla kalmadı, aynı zamanda liderlik, stres yönetimi ve takım çalışması gibi stratejik beceriler kazandırdı. Herhangi bir kriz anında soğukkanlı kalmak ve doğru strateji geliştirmek, yalnızca hayatta kalmayı değil, başarılı olmayı da sağlayan unsurlardandı.

Fakat bir noktada, Ali fark etti ki sadece fiziksel hazırlık ve stratejik düşünme değil, insan ilişkileri ve toplumsal etkileşimler de bu süreçte büyük bir rol oynamaktadır. Askerî disiplin ve görev anlayışını sağlamak için takım arkadaşlarıyla uyum içinde çalışmak, onların ihtiyaçlarını anlamak ve farklı kişiliklere saygı göstermek, ona sadece askeri beceriler kazandırmadı, aynı zamanda empatiyi ve toplumsal bağları güçlendiren bir insan yaptı.

Bir askerlik görevinde, ilişkisel becerilerin ne kadar önemli olduğunu deneyimleyerek öğrenen Ali, birliğindeki diğer arkadaşlarıyla olan güçlü bağlar sayesinde, zorlukların üstesinden gelmeyi başardı. Erbaş olmanın verdiği sorumluluk, her gün biraz daha büyüdü. Strateji geliştirme, sorunları çözme ve insanları bir arada tutma becerileri, onu sadece askeri anlamda değil, insani anlamda da güçlendirdi.

Tarihten Günümüze: Sözleşmeli Er ve Erbaş Konusunun Evrimi

Sözleşmeli er ve erbaş kavramı, tarihsel olarak çok önemli bir yere sahiptir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde, özellikle savaş zamanlarında, orduya olan ihtiyaç büyük ölçüde artmıştı. Bu dönemde, halktan asker toplama yöntemiyle askerlik hizmeti yapılırken, modern anlamda sözleşmeli askerlik anlayışı da zaman içinde gelişmiştir. Bugün ise Türkiye’de, sözleşmeli er ve erbaş uygulaması, sadece profesyonel askerlerin ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, aynı zamanda askeri eğitim ve tecrübeyi isteyen bireyler için de bir fırsat sunmaktadır.

Bu uygulama, aynı zamanda devletin askerî gücünü artırmak için önemli bir stratejidir. Gençlerin, belirli bir süreliğine askerlik hizmeti yapmak üzere sözleşmeli olarak göreve başlamaları, savunma sistemine katkıda bulunmanın yanı sıra, onların sosyal becerilerini geliştirmelerine de yardımcı olur.

Sonuç: Bir Yolculuk ve Kimlik Kazanımı

Ali'nin hikayesi, aslında birçok gencin yaşadığı bir yolculuğun yansımasıdır. Sözleşmeli erbaş olma kararı, ona sadece bir meslek değil, aynı zamanda yeni bir kimlik, güç ve sorumluluk kazandırmıştır. Zeynep’in ise bu süreçteki rolü, bir anne olarak empati gösterip, Ali'nin kararını desteklemekle sınırlı kalmamış, aynı zamanda toplumun ve ailenin önemini de anlamasına vesile olmuştur.

Sözleşmeli er ve erbaş olmanın, erkeklerin stratejik düşünme ve çözüm odaklı olma eğilimlerini vurgularken, kadınların da toplumsal bağları ve empatiyi nasıl ön planda tuttuğunu gözler önüne seriyoruz. Bu iki yaklaşım, askeri dünyada ve günlük hayatta birbirini dengeleyen unsurlar olarak karşımıza çıkar.

Forumda siz de, kendi gözlemlerinizden ve deneyimlerinizden yola çıkarak, bu süreçteki farklı bakış açılarını paylaşmak isterseniz, hep birlikte daha derinlemesine tartışabiliriz. Sizce, sözleşmeli askerlik uygulamasının toplumsal etkileri nasıl şekilleniyor? Bu tarz bir hizmetin toplumdaki yeri hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Üst