Pes yapmak ne demek ?

Can

New member
Bu bulgu bence tartışmanın en önemli noktalarından biri. Bir insanın “empatik olduğunu söylemesi” ile laboratuvar ortamında ölçülen empatik tepkisi aynı şey olmayabilir.

Kadınların Sosyal Etkilere Daha Fazla Önem Vermesi Gerçekten Araştırmalarda Görülüyor mu?

Bu konuda bazı farklılıklar gerçekten ölçülebiliyor; fakat farkların büyüklüğü ve bağlama göre değişmesi gerekiyor.

Örneğin Tifferet'in 2020 tarihli meta-analizinde sosyal ağ sitelerinde kadınların sosyal destek verme düzeyinin erkeklerden daha yüksek olduğu bulundu. Çalışma 30 bağımsız araştırmayı ve toplam yaklaşık 17.000 katılımcıyı kapsıyordu. Etki büyüklüğü destek verme için d = 0,36, destek alma için ise d = 0,14 olarak raporlandı.

Bu, “kadınlar sosyal ilişkilerle ilgilenir, erkekler ilgilenmez” anlamına gelmez. Yalnızca belirli bir sosyal destek bağlamında ortalama bir farklılık olduğunu gösterir.

Empati konusunda da benzer bir durum var. Araştırmalar empatiyi tek bir özellik olarak değerlendirmiyor; duygusal empati, bilişsel empati ve prososyal motivasyon gibi farklı bileşenlerden söz ediyor. Ayrıca sosyalizasyon, kültür ve toplumsal beklentiler de bu davranışları etkileyebiliyor.

Dolayısıyla pes etme kararında bir erkek “Bu hedefin başarı ihtimali yüzde kaç?” diye düşünürken, bir kadın “Bunun çevremdeki insanlara etkisi ne olacak?” diye düşünebilir. Fakat aynı erkek sosyal sonuçları son derece önemseyebilir; aynı kadın da kararını tamamen veri üzerinden verebilir.

Asıl ilginç olan da budur: Bu düşünme biçimleri cinsiyetlere ait kapalı kutular değildir.

Pes Etmek mi, Strateji Değiştirmek mi?

Bence “pes yapmak” ifadesinin en fazla yanlış anlaşıldığı yer burası.

Bir hedefe ulaşmak için kullanılan yöntem işe yaramıyorsa yöntemi değiştirmek hedefi terk etmek değildir.

Örneğin:

- Sınavda başarısız olup çalışmayı tamamen bırakmak → pes etme olabilir.

- Aynı çalışma yöntemini bırakıp farklı bir yöntem denemek → strateji değişikliğidir.

- Bir kariyer hedefinden vazgeçip daha uygun başka bir alana yönelmek → hedef değişikliğidir.

- Gerçekçi olmayan bir hedefi bırakıp kaynakları daha ulaşılabilir bir hedefe aktarmak → stratejik hedef terki olabilir.

2022'de yayımlanan deneysel araştırmalar, insanların ulaşılabilir ve ulaşılamaz hedeflerle karşılaştıklarında ısrar, hedeften ayrılma ve yeni hedefe yönelme davranışlarını nasıl düzenlediklerini inceledi. Çalışmalar, hedef motivasyonu ile “mental contrasting with implementation intentions” olarak adlandırılan bir öz-düzenleme yaklaşımının bu karar süreçlerinde rol oynayabileceğini gösterdi.

Bu açıdan bakıldığında olgunluk, “hiçbir zaman vazgeçmemek” değil; hangi durumda devam edileceğini, hangi durumda yöntem değiştirileceğini ve hangi durumda hedefin bırakılacağını ayırt edebilmek olabilir.

“Asla Pes Etme” Sözü Her Zaman Faydalı mı?

Popüler kültürde “asla pes etme” güçlü ve motive edici bir slogan. Ancak bilimsel açıdan bunun önemli bir istisnası var: Ulaşılması mümkün olmayan bir hedefte sınırsız ısrar etmek maliyet yaratabilir.

Kişinin zamanı, enerjisi, parası ve dikkati sınırlıdır. Bir hedefe ayrılan her kaynak, başka bir hedefe ayrılamayan kaynaktır. 2022 tarihli kapsamlı derleme de insanların sınırlı kaynaklar nedeniyle hedefler arasında sürekli seçim yaptığını ve hedefin uygulanabilirliği düştüğünde vazgeçmenin bazen daha uyumlu bir öz-düzenleme biçimi olduğunu vurguluyor.

Dolayısıyla şu iki kişi arasında hangisinin daha başarılı olduğunu tek başına söyleyemeyiz:

A kişisi: “Ne olursa olsun devam edeceğim.”

B kişisi: “Bu yöntem işe yaramıyor. Verilere bakınca hedefe ulaşma olasılığı düşük. Kaynaklarımı başka bir hedefe aktarıyorum.”

İlk kişi daha azimli görünebilir. Fakat ikinci kişi daha iyi karar veriyor olabilir.

Bu nedenle pes etmek ile rasyonel olarak yeniden yönlenmek arasındaki farkı görmek gerekiyor.

Günlük Hayatta Pes Etme Kararını Nasıl Değerlendirebiliriz?

Bilimsel literatürden çıkarılabilecek pratik bir çerçeve oluşturmak mümkün.

Bir hedefi bırakmayı düşünüyorsak şu sorulara bakabiliriz:

1. Hedef gerçekten ulaşılabilir mi?

Geçici bir başarısızlık mı var, yoksa hedefin koşulları temelden mi değişti?

2. Sorun hedefte mi, yöntemde mi?

Çalışma yöntemi değiştirilebilirken bütün hedefi terk etmek gerekmeyebilir.

3. Başarısızlık verisi ne söylüyor?

Tek bir kötü sonuç bütün kapasiteyi temsil etmez.

4. Bu hedefin maliyeti nedir?

Zaman, para, sağlık, ilişkiler ve psikolojik kaynaklar hesaba katılmalı.

5. Hedefi bırakırsam alternatifim var mı?

Sadece vazgeçmek yerine yeni bir hedef belirlemek uyumu kolaylaştırabilir.

6. Kararı korkudan mı, gerçeklikten mi veriyorum?

Bazen insan başarısız olmaktan korktuğu için “zaten istemiyordum” diyerek hedefini terk edebilir.

7. Başka insanların beklentileri kararımı etkiliyor mu?

Aile, partner, arkadaşlar veya toplumun başarı tanımı kişinin kendi hedefiyle çatışabilir.

Bu sorular özellikle toplumsal cinsiyet kalıplarını aşmak açısından da önemli. Bir erkeğin yalnızca “güçlü görünmek” için başarısız bir hedefte ısrar etmesi kadar, bir kadının yalnızca çevresindekileri hayal kırıklığına uğratmamak için kendi hedefinden vazgeçmesi de sağlıklı olmayabilir.

Sonuç: Pes Etmek Zayıflık mı, Yoksa Bazen Zekice Bir Karar mı?

“Pes yapmak” günlük dilde çoğunlukla vazgeçmek, mücadeleyi bırakmak veya devam etmemek anlamında kullanılıyor; standart ifade ise “pes etmek”. Psikolojik açıdan ise mesele bundan çok daha karmaşık.

Araştırmalar bize iki önemli şey söylüyor. Birincisi, ısrar etmek hedeflere ulaşmak için gerçekten önemli. İkincisi, her hedefte sonsuza kadar ısrar etmek sağlıklı veya rasyonel değil. Başarılı öz-düzenleme, gerektiğinde devam etmeyi, gerektiğinde yöntemi değiştirmeyi ve gerektiğinde artık ulaşılabilir olmayan bir hedeften ayrılmayı içeriyor.

Toplumsal cinsiyet açısından da “erkekler mantıklı, kadınlar duygusal” gibi kesin kalıplar bilimsel gerçek olarak kabul edilemez. Meta-analizler genel olarak erkekler ve kadınlar arasındaki psikolojik benzerliklerin oldukça yüksek olduğunu gösteriyor; bazı alanlarda küçük veya orta düzey farklılıklar bulunabilse de bunlar bireyleri tanımlayan mutlak kurallar değil.

Belki de “Pes etmek kötü müdür?” sorusundan daha iyi bir soru şu:

“Şu anda devam etmek mi, yöntemi değiştirmek mi, yoksa hedefi bırakıp başka bir hedefe yönelmek mi benim için daha rasyonel?”

Forumda tartışmaya değer asıl nokta da bence bu. Sizce bir insan hangi noktada “pes etmiş” sayılır? Bir hedefi bırakmak başarısızlık mıdır, yoksa bazen geçmişte harcanan zaman ve emeğe rağmen doğru kararı verebilmek midir? Ve sizce karar verirken veriler mi, duygular mı, yoksa sosyal çevrenin etkisi mi daha belirleyici olmalı?

Kaynaklar:

1. Brandstätter, V., & Bernecker, K. (2022). Persistence and Disengagement in Personal Goal Pursuit. Annual Review of Psychology, 73, 271–299.

2. Scholer, A. A., Hubley, C., & Fujita, K. (2024). A multiple-goal framework for exploring goal disengagement. Nature Reviews Psychology, 3, 741–753.

3. Miller, G. E., & Wrosch, C. (2007). You've Gotta Know When to Fold 'Em: Goal Disengagement and Systemic Inflammation in Adolescence. Psychological Science, 18(9), 773–777.

4. Hyde, J. S. (2005). The Gender Similarities Hypothesis. American Psychologist, 60(6), 581–592.

5. Zell, E., Krizan, Z., & Teeter, S. R. (2015). Evaluating Gender Similarities and Differences Using Metasynthesis. American Psychologist, 70(1), 10–20.

6. Tifferet, S. (2020). Gender Differences in Social Support on Social Network Sites: A Meta-Analysis. Cyberpsychology, Behavior, and Social Networking, 23(4), 199–209.

7. Ntoumanis, N., & Sedikides, C. (2018). Holding on to the Goal or Letting It Go and Moving On? A Tripartite Model of Goal Striving. Current Directions in Psychological Science, 27(5).

Her bölümde kaynak bağlantılarını koruyayımGirişi daha samimi ve kişisel yapayım

Her bölümde kaynak bağlantılarını koruyayım

Girişi daha samimi ve kişisel yapayım

Cinsiyet bölümünü daha dengeli çerçeveleyeyim
 
Üst